Allah`ın Sevdiği Kullar

dr-yusuf-isik.jpgİnsanlar arasında Allah`ın sevdiklerinin ve sevmediklerinin bulunduğu bir gerçektir. Bu gerçek Allah ve Resulünün ortaya koyduğu normlara uyup uymamakla belirginleşir.

İyi bir mü`minin ideali, Allah`ın sevdiği kulları arasına girebilmek ve bu özelliğiyle Allah katında makbul olan bir dereceye ulaşmaktır. Bundan dolayı Allah`ın kimleri, hangi özelliklerinden dolayı sevdiğini bilip tanımak gerekecektir. Bu bilginin neticesinde kişi, kendi hayatını disipline etmeye yönelmenin yanında, yakın çevresi, içinde yaşadığı toplum ve tüm insanlara karşı bir sorumluluk duygusu içinde olacaktır. Çünkü; büyük çoğunluk sevme meselesini, sevmekten, kişinin kendi sevme kabiliyetinden çok, sevilme meselesi olarak görür. Bu yüzden onlar için önemli olan nasıl sevilebilecekleri, nasıl sevimli olabilecekleridir.

İnsandaki sevgi bağı, en yakın çevreden, anneden başlayarak genişleyip tabiata, güzelliklere, hayata ve bütün canlılara ulaşıyor. Sonra da en üstün tepeye, zirveye çıkıyor ve Allah`a ulaşıyor. Allah`a ulaşmış olan sevgi bağı, ışıklarını bütün sevgi çeşitleri üzerine serpiyor.

Allah`ın sevdiği kimseleri temel özellikleriyle tanımamız, teori ve pratik, eğitim ve öğretim, fert ve toplum hayatı gibi alanlarda fayda sağlayacaktır. Çünkü ahlaklı insan ve ahlaklı toplumun teşekkülünde, bu yöndeki bilgilenmenin önemli olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.

Allah`ın sevdigi kişilerin temel özelliklerinin başında “muhsin” gelir. Muhsin olan kişiye, ihsan sahibi kişi denir. Ihsan, Kur`an-ı Kerim`de çok kullanılan tabirlerden biridir.

Kulun, Allah`a yönelişinde ulaşacağı derecelerin en üstünü, ihsan derecesidir. “Bizim yolumuzda mücahede edenleri şüphesiz ki, doğru yollarımıza iletiriz. Şüphesiz ki Allah iyi işler işleyenler (muhsinler)le beraberdir” (Ankebut Suresi; 69. Ayet) ayeti buna delil teşkil etmektedir. Ayrıca;

-”Iman edip doğru dürüst işler işleyenler yok mu? (iyi bilsinler ki) biz iyi işler işleyen kimsenin mükafatını zayi etmeyiz” (Kehf: 30) ayetinde ihsanla iman birleştirilmiştir.

Kur`an-ı Kerim`in bir kısım ayetlerinde de ihsan`ın Islam`a bitişik olarak geldiğini görüyoruz.

-”Hayır, kendini, (bütün varlığıyla) Allah`a teslim ederek iyi işler işleyen insan, Rabbinin nezdinde mükafata erer…” (Bakara: 112).

Çünkü biricik kurtuluş çaresi tertemiz bir özle Allah`a teslim olmak ve insanlara iyilik etmektir. Yani Islam olmaktır. Islam`ın anlamı; Allah`a teslim olmaktır. Çünkü Allah şöyle buyurur:

“Kim iyilik ederek varlığını Allah`a teslim ederse, bir insanın sarılabileceğı en sağlam kulpa sarılmış olur. Işlerin sonu Allah`ındır” (Lokman: 22)

İhsan`ın takva ile beraber zikredildiğini de görüyoruz.

-“Iyilik edenlere, yaptıkları iyiliğin karşılığıyla ve daha fazlasıyla mükafat vardır. Onların yüzü kararmaz, yüzlerini zillet kaplamaz, bunlar cennetlikler ve orada ebedi kalacaklardır.” (Yunus: 26) ayeti bunun misalidir. Ayetteki “daha fazlasıyla” sözü, “cennetteki en yüksek derece, takva ve Allah`ı görme” olarak bir çok sahabeden rivayet edilmiştir.

Bütün bunlara göre ihsan kelimesiyle murad edilen anlam; imanı, islamı, amelleri, ahlaki ve davranışları içine almaktır.

Kur`an-ı Kerim`in “muhsinler” olarak isimlendirdikleri arasında şu özellikleri taşıyanları görüyoruz; iyilik edenler, takva sahibi olup bollukta ve darlıkta Allah için harcayan, öfkelerini yutan ve insanları affedenler. Bolluk ve darlıkla kastedilen mana, sevinç ve sıkıntı halini, kolaylık ve zorluk anını, zenginlik ve fakirlik zamanını kapsamaktadır.

Ana hatlarıyla ortaya koyduğumuz muhsin (ihsan sahibi) kişilerin özelliklerinden biri de “kötülük edenlere karşı afv ile muamele etmek” olduğudur. Öfkeyi yenmek ve insanları affetmek, insanlar arasındaki dayanışmayı kuvvetlendirir, bu da hayatta başarılı olmayı kolaylaştırır.

Hz.Muhammed (s.a.v) şöyle buyurur:

-“Kuvvetli kimse, rakibini yenen pehlivan değildir. Gerçek kuvvet sahibi kimse, kızgınlık halinde nefsine hakim olandır.”

Ihsan; kişinin hem kendi nefsi için yaptığı iyiliği, hem de başkalarına yapacağı iyilikleri içine almaktadır. Bununla beraber ihsan; hem birşeyi güzel yapmayı, hem de iyilik yapmayı içine almaktadır. Hadis-i Şerifte tarif edildiği üzere;

“Sanki Allah`ı görüyormuş gibi kulluk etmek” güzel yapmanın, Allah`ın herşeyde ihsan`ı farz kılması, iyi yapmanın delilidir.

Kişinin kendi nefsi için arzu ettiği şeyi, müslüman kardeşi için de arzu etmedikçe iyi bir mümin olamıyacağını ifade eden Hadis, ihsan`ın iyilik yapmakla ilgili olan mahiyetini en güzel şekilde açıklamış olmaktadır.

Allah`ın emrettiği ihsan bütün farzları yerine getirmeyi mümin ise imanın artmasını istemeyi, münkir ise müslüman olmasını ve din kardeşleri arasına girmesini arz etmeyi söylediği her sözün iyilik olmasına özen göstermeyi de kapsamaktadır. Ihsan kelimesini bir de geçmiş alimlerimizin sözleriyle tarif edelim;

İhsan; “Et-Tazim li-emrillah ve`s şefka li`halkillah=Allah`ın emirlerini büyük bilip gereğini yapma, yaratıklarına karşı şefkatli olma”

Kur`an-ı Kerim, ihsanda bulunulacakların başına anne-babayı zikretmektedir.

Adalet, ihsan, akrabadan muhtaçlara verme emredilirken, kötülük ve zulüm yasaklanmaktadır. Allah, muhsinlerin mükafatını zayi etmeyeceğini, muhsinlerle beraber olduğunu, muhsinlerin mükafatının Rableri nezdinde diledikleri herşey olduğunu ve Allah`ın rahmetinin muhsinlere yakın olduğunu haber vermektedir.

Allah cümlemizi muhsinlerle beraber eylesin…

Dünyanın Çivisi Çıktı! Dünyanın Çivisi Çıktı!

Sevgili dostlar! Dünyada artık pekçok şeyi anlamakta oldukça zorlanır olduk. Dünyada mazlumun dini de, dili de, ırkı da sorulmaz ilkesi genel geçer bir kaidedir. Artık mazluma yardım eden suçlu ama zulüm uygulayan zalim ise haklı... [Devam oku...]