Ayrılıkta da Anne ve Baba, Anne ve Baba Kalmalı! 1. Bölüm: Ziyaret Hakkı

nalan-sonmez.jpgEşlerin ayrılıkta öncelikle göz önünde tutucakları konu ise çocukların sorumluluğunun kimin üstleneceğidir. Eşlerin anlaşmazlığı bazen ayrı yaşamalarını gerektirir. Anne ve baba yani her bir taraf çocuklarıyla olan bağı hiç bir zaman koparmaması gereklidir. Ayrılıkta sarsılan genellikle çocuklar oluyor. Bazı insanlarin ayrılıkta düşünemedikleri ise çocuklarının iki tarafa da yani anne ve babaya ihtiyaç duyduklarıdır. Ayrılan velilerin en çok tartışma oluşturan konusu çocukların vekaletinin kimde kalacağı ve çocukları ziyaret edebilme hakkı oluyor.

Genelde oluşan anlaşmamazlık çocukların vekaletinin hangi tarafa verileceğidir. Vekalet hangi veli tarafına verilse, o kişi cocukların nerede yaşayıp yaşamayacağına veya hangi okula gidip gidemeyeceğine karar verir. (Aufenthaltsbestimmungsrecht). Vekaletin yanında bir de çocuklarını ziyaret etme hakkı da en çok rastlanan sorunlardan biridir.

Her iki taraf ve çocuklarda birbirlerini görmeye ve zaman geçirmeye haklari vardır. Veliler dışında bu hak tabiki de kardeş kardeşi görme gibi veya büyük annesi ve büyük babası için de geçerlidir. Hukuk çocuk gelişiminde velilerin ikisinin de çocuk için çok önem taşıdığı belirtiyor. En mantıklısı iki velinin beraber karar alıp bu konu hakkında beraberce bir çözüm yolu bulmalarıdır. Çocuğun az göreceği tarafa daha çok ilgi için ziyaret zamanları sıklaştırılmalıdır.

Eğer vekaletin kimin alacağına karar verildiyse, bundan sonra da mahkeme devreye girebilir. Mahkeme genelde bu durumlarda vekaleti olmayan tarafa her 14 günde bir çocuğunu görmesi ve zaman geçirmesini sağlar. Iki veli arasında çok kötü bir ilişki varsa ve çocukta kötü bir etki yaratabileceğine savcı tarafından karar verilirse ziyaret hakkı vekaleti olmayan kişiden alınadabilir. Vekaleti olmayan velinin çocuğuyla arasında çok iyi bir ilişkisi varsa tabiki görüşmeleri daha sık gerçekleşmesi bile mümkün olur. Iki veli tarafından ziyaretler sorunsuz bir şekilde oluşuyorsa eğer.

Savcı çocuğun vekaletini hangi tarafa vereceğinde karar veremiyorsa, mahkeme bilirkişi raporu yaptırmayı uygun görür. Mesela çocuk psikoloğu devreye geçer. Çocuğun istekleri tabiki de dava sorumlusu biriyle de (çocuğun avukatı) savunulabilir. Bu kişi aile mahkemesinde anlaşılmazlık aşamasında devreye sokulur.

Eğer bazı davalarda çocukta gerçekleşen dayak, darbe söz konusuysa veya velinin teki bunu iddaa ediyorsa, mahkeme çocukla sorumlu bir kişinin ilgilenmesini uygun görür. Bu durum savcının görüşlerine bağlı birşeydir. Dayak veya darbe uygulanmış olmasa bile eğer savcı çocuk ile sorumlu bir kişinin ilgilenmesinde yarar görüyorsa, bu gerçekleşir.

Bu sorumlu kişiler çocuk koruma derneği tarafından düzenlenir.

Mahkeme için aile davalarında en önemli nokta çocukların kendilerini nerde ve nasıl iyi hissedecekleridir. Genelde veliler bencillik yaparak kendi isteklerini öne çıkarmaya çalışıp, çocuklarına ne kadar zarar verdiklerini görmezler. En çok görülen sıradan bir sorunda vekaleti olan velinin öteki tarafa ceza verme amacıyla çocuklarını görmesine izin vermemesidir. Ayrılıktan sonra bu konular için bir avukata gidip başvurmanız bu yüzden çok önemlidir. Kendiniz de davayı karşılama konusunda hiç bir şüphe ve korku oluşturmadan rahatlıkla bir avukata başvurabilirsiniz. Genelde aile davalarını (avukat ücretleri dahil) devlet karşılıyor. (Prozesskostenhilfe) Bunu tabiki de avukatınız ile ilk görüşmenizde de daha detaylı konuşabilirsiniz.

Ayrılmış olan eşler arasında çok tartışılan konu vekalet hakkı oluyor. Vekalet hakkı verilen kişinin çocuğu için gerçekleştirmesi gereken sorumluluğu tek başına üstlenmesidir. Vekalet hakkı ile ilgili sizleri gelecek ay daha detaylı bilgilendireceğim.

Dünyanın Çivisi Çıktı! Dünyanın Çivisi Çıktı!

Sevgili dostlar! Dünyada artık pekçok şeyi anlamakta oldukça zorlanır olduk. Dünyada mazlumun dini de, dili de, ırkı da sorulmaz ilkesi genel geçer bir kaidedir. Artık mazluma yardım eden suçlu ama zulüm uygulayan zalim ise haklı... [Devam oku...]