Ayrılıkta da Anne ve Baba, Anne ve Baba Kalmalı! 2. Bölüm
Bir kaç sene önce boşanma davalarında zorunlu olarak sadece bir veliye çocuğun vekaleti verilirdi. Bugünkü hukuk vekaleti ve buna bağlı sorumluluğun iki velinin ortak bir şekilde yürütmesini uygun buluyor. Eğer boşanma davası sırasında bu konuya dair başka karar ve istek ön planda değilse. Bu demek oluyorki, iki velinin de boşandıktan sonra da beraberce çocuğunun vekaletini ve sorumluluğunu yüklenmesidir.
Bu hukuken zaten olması gereken normal bir durum. Çocuk ya annede ya babada kalacağı için en büyük soru beraberce yürütülecek olan vekalet ve sorumluluğun nasıl bir şekilde gerçekleşeceği olur. Gerçek olan ise, çocuğun kaldığı veli tarafının çocuk üzerinde daha çok etkisi ve sözünün geçtiği taraftır.
Bu sorun tabiki de mahkeme tarafından hesaba katılmaktadır.
Bu konu iki ayrı şekile ayırılır:
Çocuğun günlük yaşam meseleleri ve çocuğun gelişiminde büyük ve önemli kararlar.
Çocuk hangi anne ve baba yarısında kalıyorsa zaten bu kişi çocuğun günlük yaşamındaki kendisi nasıl uygun görüyorsa öyle verir. Ama çocuk için büyük kararlar alınması gerekiyorsa eğer bunu anne ve babanın ortak bir şekilde yapmaları gerekir.
Böyle beraberce verilmesi gereken kararlar, okul seçimi, meslek, miras hakkı ve yaşam yerini seçme gibi şeylerdir.
Tek taraflı bir vekaletname için mahkemeye özel başvuru yapılmalıdır. Yoksa otomatik olarak boşanma davalarında normal durum yani eşit bir şekilde vekalet iki tarafa verilir. Vekalet konusu ya boşanma davasıyla sonuçlandırılır veya istediğiniz zaman yeni bir dava açılarak gerçekleştirilir. Mahkeme çocuğun gelişimi ve devam süren yaşamını göz önünde bulundurarak inceleme başlatıcaktır.
Daha çok sorunlu olan eşlerde mahkeme vekaletin beraberce yapılmasını uygun görmeye de biliyor. Çünkü çocuğun daha kötü duruma gelmesini önlemek için.
Tek taraflı vekalet kararı genelde çocukla zaten ilgilisi, sorumluluğu olmadığı taktirde otomatik olarak öbür tarafa verilir.
Eğer mahkeme vekaleti tek kişiye vermek zorundaysa, çocuğun annede veya babada yani hangi veli tarafında daha iyi ve mutlu yaşamını devam ettirebilceğine karar alabilmek için, bazı kriterler göz önünde bulundurulur:
- Hangi taraf çocuğun eğitim ve gelişim sorunlarında çocuğa daha yararlı olabilir.
Kim daha çok çocuğun eğitimine önem verip ve bunu hiç bir şiddet yöntemlerine başvurmadan başarabilir
- Hangi taraf çocuğa düzenli, sabit ve istikbali parlak bir yaşam tarzı sunabilicek.
- Çocuk kiminle yaşamayı tercih ediyor. Mahkeme çocuğun isteğini de önemli buluyor ama bu son kararı değiştirebilecek bir kriter değil.
- Çocuğun annesinin/babasının çevresiyle ilişkisinin nasıl olduğu çalışan bir babanın küçük bir evde oğluyla birlikte yaşamını sürdürmesi ve böylelikle vekaleti alabilmesi daha zordur, eğer çocuk annesinin yanında kardeşleriyle beraber olup, her zaman ananesi ve dedesiyle ilişki içerisinde bulunup ve böylelikle başarılı noktalara gelebilmesi daha mümkün.
Çocuk uzun bir süre annesinin yanında yaşamını sürdürdüyse ve hayatı düzenli bir şekilde ilerliyorsa, mahkeme çocuğu tabiki de bu yaşamından çıkarmıyacaktır. Eğer baba eski eşinin yani çocukların annesinin yeni hayat arkadaşını hangi nedenle olursa olsun kabul etmeme gibi bir durumu varsa bile, bu kararı etkilemeyecektir.

