Bağışıklık Sisteminin Önemi

Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan, patojen (bakteri, virüs vb.) ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin tümüdür. Bağışıklık sistemi güçlendirilmesi durumunda, hastalıklara karşı direnç sağlar ayrıca soğuk algınlığı, grip ve kanserden etkilenme olasılığını azaltmak için önemli rol oynar. Tekrarlayan hastalıklar ya da kronik enfeksiyonlar genelde bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda ortaya çıkar. Zayıf bir bağışıklık sistemi enfeksiyona sebep olur, enfeksiyon bağışıklık sisteminde hasara neden olur ve bu da vücut direncini daha da zayıflatır.

Zayıf bağışıklık sisteminin en önemli nedeni besin yetersizliğidir. Eğer günlük beslenmede çok fazla şekere yer verilir ise, obezite, alkol tüketimi çeşitli nedenlerle bağışıklık sisteminin işlevini azaltır. Yeterli proteinli yiyecekler tüketilir ise bağışıklık sistemimiz güçlenir. Vücuda alınan besinler enerji için oksijenle yandığında serbest radikaller oluşur. Serbest radikaller hücre ve dokularda çoğaldığında DNA yapısında hasara neden olur. Artış durumunda kanser, kalp-damar hastalıkları, artritler sağlık sorunları oluşur. Besinlerle birlikte aldığımız antioksidanlar vücuttaki serbest radikallere karşı savaşırlar. Serbest radikallerin yarattığı olumsuz etkinin önlenmesi ve etkisinin en aza indirilmesi için yeterli miktarda antioksidan tüketilmelidir.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için hangi sebze ve meyveler tüketilmeli?

İçerdikleri antioksidan maddeler nedeniyle sebze ve meyve tüketimi kansere karşı korunmada oldukça etkin bulunmuştur.

Domates içeriğindeki likopen nedeniyle; prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve serviks kanseri riskini azaltmaktadır.

Turunçğil meyvesinin içeriğindeki karoten nedeniyle  kanser önlemedeki önemi büyüktür.

Brokoli, karnabahar ve lahana gibi bitkisel besinlerin içerdikleri glukozinolatlar nedeniyle kanser riskini azalttığı bilinmektedir.

Sarımsak ve soğanda bulunan allılık sülfitler bağışıklık sistemini güçlendirir, serbest radikallerin atılımını arttırır, tümör hücre çoğalmasını engeller, kolesterol düzeyini azaltır. Yapılan bir çalışma mide kanseri gelişme riski ve soğan sarmısak tüketimi arasında ters bir ilişki olduğunu göstermiştir.

Meyve ve sebzeler, çay, kakao içeriğindeki flavonoidler kanser gelişimini, ishali, ülser gelişimini engeller ve enfeksiyonlara karşı korur.

Soya içeriğindeki fitoostrojenler özellikle hormon bağımlı olan kanserlerin kontrol ve önlenmesinde rol oynar. Ayrıca kalp hastalıklarının ve kemik erimesinin önlenmesinde de etkisi vardır.

Omega 3 yağ asitleri en önemli kaynağı balıktır; meme ve akciğer kanserini azalttığını gösteren veriler vardır.

Probiyotikler ise hastalık yapan mikroorganizmaların çoğalmasını engeller, bağırsağın düzenli çalışmasına yardımcı olur. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Yoğurt ve kefirde yoğun olarak bulunur. Bu probiyotik bakteriler besin olarak prebiyotikleri (pirasa, enginar, patlıcan, soğan ve sarımsakta bulunan karbonhidratları) kullanır. Bu açıdan beraber tüketildiklerinde daha iyi fayda gösterirler.

Zencefil; enfeksiyon azaltıcı etkisi vardır, kolon kanserine karşı önleyici etkisi olduğuna dair çalışmalar bulunmaktadır.

Zerdecal, üzüm çekirdeği, vişne, göji kanserin engellenmesinde rol oynar.

Yeşil çay, siyah çaya göre 3-5 kat daha kuvvetli antioksidan etkisi bulunur. Çeşitli tip kanser gelişimini önlediğine dair çalışmalar vardır.

Nar, kanser üzerinde etkili olabileceği ileri sürülen kısmı çekirdeğidir. Dolayısıyla narı çekirdeğiyle çiğneyerek tüketmek daha etkili olabilir.

Bağışıklık sistemini zayıflatan faktörler

Yaşlanmak doğal bir süreçtir fakat beraberinde otomatikman bağışıklık sisteminin zayıflamasını da getirir. Bunun dışında bir sürü başka faktörler bağışıklığımızın gücünü düşürür.

Şu sebeplerden dolayı sağlık durumu zayıflar:

- Temiz hava, şu ve ışık eksikliği

-Uzun ve kronik bir hastalık dönemi

- İlaçlı ımmunsupresse uygulaması yani ımmun sistemini baskılayıcı ilaç tedavisi (Kanser tedavisi!)

- Organ nakli

- Düzenli nikotin, alkol ve uyuşturucu tüketimi

- Yetersiz beslenme, dolayısıyla vitamin, mineral ve iz elementlerin eksikliği

- Çevre zehirleri, ışın ve radyasyona maruz kalma

- Psikolojik faktörler

- Sürekli stres durumu

- Yetersiz uyku

-Yetersiz hareket

- Aşırı soğuğa maruz kalma, üşüme

Bilge Başbakan Bilge Başbakan

Sevgili dostlar! Dünya güngeçtikçe insanlık ekseninden çıkmaya devam ediyor. Özellikle İslam cografyasında yaşananlar ve nereden çıktıkları belli olmayan, her gün başka başka çeşitlerinin piyasaya sürüldüğü, sanki film... [Devam oku...]

'