Dünyanın Çivisi Çıktı!

sinan-akturk-sag.jpgSevgili dostlar!

Dünyada artık pekçok şeyi anlamakta oldukça zorlanır olduk.

Dünyada mazlumun dini de, dili de, ırkı da sorulmaz ilkesi genel geçer bir kaidedir. Artık mazluma yardım eden suçlu ama zulüm uygulayan zalim ise haklı konuma geldi. Yani artık güç hakkın hizmetinde değil, hak güçlünün elinde mantığı günümüz dünyasını artık çepeçevre sarmaya devam ediyor.

Meşhur bir hikaye vardır. Galiba İkinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan bir hikaye.

Naziler Almanya`da iktidara geldikleri yıllarda yaşanan bu olayda bir köyde yaşayan Kilise Papazının yaşadıklarını anlatan hikaye.

Hani nazi askerleri her geldiklerinde bir evden birisini alıp gidiyormuş. Ama ne hikmetse kimsenin sesi çıkmıyormuş. Belki de hasetlerinden oh oldu zaten hakketmişti diyerek kimse ses çıkarmıyormuş. Bu tutuklamalar devam ederken her gün başka birisine sıra geliyormuş. Bu ara kendisini suçsuz görenleri de tutuklamaya başlamışlar. Bu sefer insanlar korkularından ses çıkaramaz olmuşlar.

İşte meşhur Papaz bu sözü o zaman söylemiş.

“Her gün gelip birilerini götürüyorlar. Ama ses çıkaran yok. Ne de olsa bana dokunan yok diye. Gün geldi beni de götürmeye geldiler. Geri dönüp baktığımda geride kimse kalmamıştı” demiş.

Bu hikayeden hareketle dünyada ve yaşadığımız toplumda yapılan haksızlıklara eğer gereği gibi sesimizi yükseltmezsek gün gelir bize de haksızlık yapılmaya başlanır ama geri dönüp de baktığımızda kimseyi bulamayız. O zaman da iş işten gelip geçmiş olur.

Bulunduğumuz ülke Almanya bir hukuk devleti olarak bilinmektedir. Ve bunu da meşhur Alman Atasözü ile de ortaya koymaktadır. “Berlin`de Mahkemeler Var”.

Bilindiği gibi bu atasözünün meşhur bir hikayesi var. Dönemin Alman İmparatoru bir çiftçinin arazisine el koymak istemektedir. Ama çiftçi buna müsaade etmek istemez. Kendisini zorlamak isteyen İmparatora yukarıdaki meşhur cümleyi söyler. İmparator da bu söz üzerine yaptığı hatayı anlar ve özür diler.

Sevgili dostlar!

Bir Türk büyüğünün dediği gibi hukuk; insanlık için hava, su, ekmek kadar önemlidir. Hukuk olmadan insanlığın düzeni olmaz. Ama hukuku haklının hukuku olarak düşünmek lazım. Güçlünün hukuku olarak düşünürseniz o zaman Irak`ta yaşanan vahşeti görmezden gelirsiniz. Görmezden gelirsiniz ama unutulmamalıdır ki gün gelir aynı zulüm görmek istemeyenleri de bulur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurur ki; “Zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır”. Efendimiz bunu söylemiş ve kendisi de her daim zulüm karşısında dim dik ayakta durmuş ve ömrü boyunca zulme boyun eğmemiştir.

Yukarıdaki örnekler hikayeleri ve sözleri niye yazdığımızı anlatabildiğimiz düşüncesindeyiz.

Son dönemde dünyada ve özellikle Almanya`da bazı haksız uygulama ve tavırlar insan aklını, insan hafsalasını alt üst edecek derecede yanlış uygulamalardır.

Daha önceki pek çok yazımızda da belirttiğimiz gibi bu tür yanlışlıklar maalesef politik çıkar ve beklentiler yüzünden yaşanmaktadır. Bir gün bir politikacı çıkıyor; en iyi entegrasyon asimilasyondur diyor. Buna çok cılız itirazlar çıkıyor. Daha başka bir gün biri çıkıyor, insanların dini yaşantılarını kendi düşüncesi doğrultusunda yönlendirmek istiyor. Bunu da demokratik bir ortamda yaptığını bilerek sanki doğru bir şey yapmış gibi ballandırarak uygulamaya sokmak istiyor. Fransa örneğinde olduğu gibi; sanki Fransa`nın başka bir sorunu kalmadı veya en baş sorunu “Peçe ve Burka” imiş gibi acil bir iş olarak yasaklama yoluna gidiyorlar. Bunu yaparken de kendini bilmez bazı politikacılar peçe ve burka giyen kadınları özgürleştirmek için bu yasanın çıkarılmasını sağladıklarını söylüyorlar. Ama bakıyorsunuz bunu söyleyen politikacıların kendileri ve partileri yolsuzluğun içerisine tamamen batmış durumdalar. Sanki bu tür absürt kanunlar çıkartarak kendi açıklarını örtüp insanların dikkatini başka yerlere çekmek istiyorlar. Aynı şey Almanyadaki bazı politikacılar için de geçerli diye düşünüyoruz. Bazı acemi politikacılar belki de kendilerini kanıtlamak için ellerindeki yetkileri hoyratça kullanıp bunun sonuçlarını düşünmeden yanlış uygulamalara imza atabiliyorlar.

Allah aşkına; dünyanın 80 küsür yerindeki mazlum ve mağdurlara din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin yardım götüren bir teşkilatı hiç alakası olmayan bir gerekçe göstererek tabiri caiz ise “gözünün üstünde niye kaşın var” der gibi yasaklamak hangi akla ve mantığa sığmaktadır. Niye benim dünyanın hiç tanımadığım bir bölgesinde mağdur duruma düşmüş insanlara yardım yapma isteğimi alakası olmayan bahanelerle engelliyorsunuz. Varsa kanuna aykırı bir çalışma bunu kamuoyuna deklere edin ve insanlar yanlış çalışmaları yapanlara destek vermesin. Ama doğru ve güzel çalışma yapanlara da engel olmayın ki insanlık ortak değerlerini bu tür çalışmalar vesilesi ile ayakta tutabilsin. Yoksa; Papaz`ın dediği gibi zulüm size de uygulandığında geriye baktığınızda kimseyi bulamazsınız.

Bu vesile ile Cenab-ı Allah çalışmalarımızı bereketlendirsin, şuurlandırsın.

Çalışmak bizden başarı Al­lah`tandır.

Allah`a ema­net olun.

Asıl Zenginlik Paylaşmaktır Asıl Zenginlik Paylaşmaktır

Sevgili dostlar! İnsanlık ve özellikle de batı toplumları tüketim denen hastalığın pençesinde can çekişmektedir. Özellikle medyanın da buna çanak tutması insanları tüketim kölesi haline getirmiş durumdadır. Her yeni çıkan... [Devam oku...]