Islam`da Insan Anlayışı

Islam Dini insanlığın kurtuluşu için yeryüzüne inmiştir. Kur`an’da: “Biz seni (Habibim) Alemlere ancak rahmet için gönderdik” (Enbiya: 107). Yani peygamberliğin, insanların iyiliği, kurtuluşu ve mutluluğuna sebebtir buyurulmuştur.

Islam ideali insan idealidir. Islam’da esas olan insandır. Islam’ın gayesi düşünen insanı yüceltmektir. Islam inancına göre, aklı, bedeni, ahlaki ve ruhani en mükemmel meleke ve yeteneklerle mücehhezdir.

Tertemiz halde, maddi ve manevi her çeşit yükselmeye müsait olarak doğar. Zahiren ve batınen yaratıkların en güzelidir. Kur`an`da “Biz, hakikat, insanı en güzel biçimde yarattık” (Tin: 4) buyuruluyor.

Değerli okurlar, böyle bir yetenekle yaratılmış olan insan en yüce mertebelere layıktır. Bunun için hiç kimsenin aracı olmasına muhtaç değildir. Ünlü Alman Filozofuna göre: “Insan bizatihi bir gayedir, başkasının amacı için bir araç olarak kullanılamaz, fikrine göre insan, bir alet, bir vasıta değil, fakat başlı başına bir gayedir. Muhtaç olduğu tek şey çalışması, kendine güveni kişilik sahibi olmasıdır.

Kur`an`da bunun için, “Hakikaten insan için kendi çalıştığından başkası yoktur“ (Necm: 39) buyurulmaktadır. Insana saygı, insanlara hizmet temel irade olmalıdır. Çünkü insan yeryüzünde Allah`ın halifesidir. Biz Kur`an’da (hani Rabbin meleklere “muhakkak ben yeryüzünde (benim emirlerimi tebliğ ve infaza memur bir halife, bir insan Adem yaratacağım) (Bakara: 30) demişti” ayetiyle ifade ediliyor.

Değerli okurlar, Allah iradesinden, kudret ve sıfatlarından insana bazı yetkiler vermiştir. O, Allah`a izafeten O`na niyabeten yaratıkları üzerinde bir takım tasarruflara sahiptir. Böyle bir şerefe mazhardır. Islam dininin insan anlayışı, Hz.Ali (R.A) “Sanırsınkı, sen sade küçük cirimsin? Halbuki sende dürülmüş en büyük alem” demiştir. Şeyh Galip: “Hoşca bak zatına; Kim zübde-i alemsin sen” derken Islam’ın insan konusundaki anlayışını şiirleştiriyordu.

Allah’a naip olmakla, diğer insanların iyiliğine çalışmak bir birine sımsıkı bağlıdır. Gerçek insan, hem halife olduğunu unutmayarak Allah ile, hem de insanlarla tam bir barış içinde yaşayan demektir.

Kur`an’da; “Ey Iman edenler, hep birden sulh-u Selâma girin şeytanın adımları ardına düşmeyin. Çünkü O, sizin apaçık bir düşmanınızdır“ (Bakara: 208) buyurulmaktadır.

Değerli okurlar, insanlık tek bir anne ve babadan türemiştir. Kur`an’ı Kerim`de: “Ey insanlar, hakikat biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi, birbirinizle tanışmanız için büyük büyük cemiyetlere, küçük küçük kabilelere ayırdık. Şüphesizki sizin Allah nezdinde en şerefliniz takvaca en ileride olanınızdır. Hakikaten Allah herşeyi bilen, herşeyden haberdar olandır.” (Hucurat: 13) buyurulmaktadır.

Bütün insanlar Adem ile Havva’dan, bir ana, babadan gelen insanlık ailesinin üyesidirler, bu birliği hiç bir şey yok edemez. Hayatta birbirlerine karşı davranışları ne olursa olsun, bu asıldaki birliği insanlar inkar edip silemezler. Bir erkekle bir dişiden yaratılıp da milletler ve kabilelere ayrılışı, darılıp dağılmak ve dövüşmek, sövüşmek için değildir. Tanışıp yardımlaşarak sevişmek, insanların kişiliklerine saygı duymak, güzel huyları yaşayarak daha büyük daha güzel, cemiyetler meydana getirmek içindir. Allah’ın halifesi olmanın mahiyetinde herkeze iyilik ve sevgi vardır.

Değerli okurlar, Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v)’in Veda Haccı Hutbesi insan değerini, evrensel insan kardeşliğini ırk, renk ve sınıf gibi mülahazalara dayanan bütün ayrımları kaldırıcı bir kardeşliği savunan prensipler ihtiva etmektedir. Burada canların, malların mukaddes olduğu ilan edilmiştir. O, (s.a.v) insanlara hitaben “Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem ise topraktan vücut bulmuştur.” Islam`da bütün insanlar adalet karşısında eşittirler. Örneğin, canına, malına saldırılmadığı müddetçe, Müslümanların gayrı müslimlerden farkı yoktur. Bir çok Islam hukukçuları özellikle Imam Ebu Hanife (r.a) bir Müslümanın bir zimmiyi (gayrı Müslüm tebaayı) öldürmesinin, müslüman müslümanı öldürmesinden daha ağır olduğu görüşünü beyan etmişlerdir. Bunu, dini bir hissin cinayete teşvik etmesi vakasına, dolayısıyla bu durumda bir tenkil zaruretinin daha açık olduğu ihdas etmiştir. Islam katilin ırkını, sosyal ve ekonomik mevkiini, rengini veya dinini nazarı itibara almaksızın, insan hayatını korumak amacıyla, bir ceza sistemi ihdas etmiştir.

Sonuç olarak insan Adem ve Havva`dan türemiştir, mü‘min olsun olmasın Allah`ın kulu ve güzel emanetidir. Bu sebepten dolayı, haysiyet sahibi ve hürmete layıktır. Insanlar arasında, insan olma bakımından herhangi bir fark görmemek, onları eşit hak ve dengelere sahip varlıklar olarak kabul etmek Islam’ın hümanizma anlayışıdır.

Dünyanın Çivisi Çıktı! Dünyanın Çivisi Çıktı!

Sevgili dostlar! Dünyada artık pekçok şeyi anlamakta oldukça zorlanır olduk. Dünyada mazlumun dini de, dili de, ırkı da sorulmaz ilkesi genel geçer bir kaidedir. Artık mazluma yardım eden suçlu ama zulüm uygulayan zalim ise haklı... [Devam oku...]