Işten Çıkarma Ile Alakalı

nalan-sonmez.jpgDeğerli Hayat Gazetesi okuyucuları;

Son dönemdeki  ekonomik kriz Almanyayı da etkiledi. Işverenlerin işçi çıkarma sayısında bayağı bir artış sözkonusu olmaktadır. Medyada bir çok büyük holdinglerin ve firmaların işçi çıkardığını duyuyoruz. Size bu konuyu daha detaylı anlatmadan önce bir kaç önemli noktayı vurgulamak istiyorum.

Işvereniniz size eğer bir çıkış belgesi imzalatmak isterse kesinlikle imzalamayın. Çünkü çoğu çıkış belgelerinde hukuki haklarınızdan vazgeçtiğiniz yazmaktadır. Eğer bunu imzalarsanız hiç bir hukuki talepte bulunamazsınız. Işvereniniz her ne kadar çıkış belgesini imzalamanızda ısrarlı olsa bile işvereninizden bunu düşünmek için süre isteyin. Ayrıca imzalanması istenen çıkış belgesini incelemek ve bir avukata danışmak için işverenizden talep edin.

Çıkışı aldığınız an vakit kaybetmeden iş hukukunda uzman bir avukata danışmanız gerçekten çok büyük önem arz etmekte. Genelde vatandaşlarımız daha önceden çıkış almalarına rağmen iş sözleşmelerinin süresinin bitmesini beklemekte ve daha sonra hakkını aramaya başlamaktadırlar. Bu çok ciddi bir hatadır. Işçi olarak çıkışınızı aldığınız andan itibaren sadece ilk üç hafta içerisinde mahkemeye itiraz başvurusunda bulunabilirsiniz. Örneğin 01.04.2009 tarihinde işvereniniz size çıkışınızı iletiyor ama iş sözleşmeniz 30.04.2009 tarihinde son buluyor. Eğer itiraz etmek istiyorsanız çıkışı aldığınız tarihten itibaren üç haftalık süreniz olup bu durumda 22.04.2009 tarihine kadar bir avukat aracılığıyla itiraz dilekçenizi mahkemeye iletmeniz gerekiyor. Eğer bu süre zarfında değilde iş sözleşmeniz bittikten yani 01.05.2009 tarihinden sonra dava için itirazda bulunursanız ne yazıkki bütün haklarınızı kaybetmiş olursunuz.

Şimdi size işveren tarafından sunulan bazı çıkış türlerini anlatmak istiyorum:

Ekonominin kötü olduğu günümüzde işveren tarafından normal çıkışın yanında değişik bir tür çıkış daha verilmekte: Buna da “Änderungskündigung” deniliyor. Buna göre işçiye çıkış verilip hemen akabinde yeni bir iş sözleşmesi teklif ediliyor. Bu yeni iş sözleşmesi eskisine kıyasla daha kötü şartlar içermektedir. Mesela çalışma saati aynı kalmasına rağmen daha düşük maaş teklif edilmektedir. Size böyle bir sözleşme sunulduğu takdirde doğal olarak iki yolunuz var: Kabul etmek veya reddetmek. Eğer bu çıkış sözleşmesini reddetseniz bile yine bir çıkış söz konusu olmakta. Sözleşmeyi sadece kabul etmemekle yetinirseniz bile işinizi kaybedersiniz. Bu durumda yapmanız gereken yine hemen bir avukata başvurup itiraz dilekçenizin mahkemeye iletilmesi olacaktır.

Ekonomik krizin had safhaya ulaştığı günümüzde bir tür çıkış daha verilmekte: Buna da “betriebsbedingte Kündigung” denilmektedir. Yani açılımını yapacak olursak: Işverenin fazla işçiye ihtiyacı olmadığından dolayı işçi çıkarması anlamına gelmektedir. Böyle bir çıkış ancak o işçinin işveren tarafından başka bir işte görevlendirilememesi halinde verilebilmektedir.

Mahkemeye başvurduğunuz takdirde hakim tarafından size genellikle tazminat teklifi yapılmaktadır. Bu da çalıştğınız her yıl için aldığınız aylık brüt maaşın yarısına tekabül etmektedir. Mesela bir işyerinde on yıldır çalışmaktasınız ve aldığınız aylık brüt maaş 2.000 EUR ise size çalıştığınız her yıl için maaşınızın yarısı olan 1.000 EUR yani toplamda on yıl için 10.000 EUR teklif edilmektedir. Fakat bunu kabul etmek zorunda değilsiniz. Eğer işinizde devam etmek istiyorsanız, tazminat teklifini kabul etmeyip kararı bekleyebilirsiniz. Fakat bu karar aleyhte de olabilir. Yani hakim işvereni haklı bulup sizin dilekcenizi reddedebilir ve tazminatta alamazsınız. Işte burada da avukat faktörü devreye giriyor. Bu durumda itirazdan önce detaylı bir avukat danışmanlığı büyük öneme sahip.

Neticede unutmamak gerekirki her işçi olası bir çıkış durumunda buna itiraz etme halinde aynı haklara sahip değildir. Bu  hakka sahip olabilmek için en az altı ay o işyerinde çalışmış olmak gerekmektedir. Fakat hamilelik v.b. gibi istisnalar bu duruma dahil değildir. Bu nedenle yine de altı aydan az çalışmış olsanız bile bir avukata başvurmanız sizin için çok önemlidir.

Bazı işyerleri çıkış yerine kısa süreli çalışma teklifi (“Kurzarbeit”) yapıyor. Bu da demek oluyorki normal çalışma saatinizden daha az çalışıp buna göre de tabiiki daha az maaş alıyorsunuz. Böyle durumda geri kalan maaşın % 60 veya % 67`sini devlet işverine, işveren de size ödüyor. Böyle bir teklifte bulunulduğu takdirde bunu kabul etmeden bir avukata danışmanız gerçekten önemli.

Sonuç olarak pek çok vatandaşımız avukatlık ücretinden dolayı avukata başvurmayıp haklarını kaybetmektedir. Halbuki bir çok durumda devlet avukatlık dahil tüm dava masrafını karşılamakta ve size herhangi bir masraf olmamaktadır. Bunu da avukata başvurduğunuz zaman önceden görüşebilirsiniz.

Asıl Zenginlik Paylaşmaktır Asıl Zenginlik Paylaşmaktır

Sevgili dostlar! İnsanlık ve özellikle de batı toplumları tüketim denen hastalığın pençesinde can çekişmektedir. Özellikle medyanın da buna çanak tutması insanları tüketim kölesi haline getirmiş durumdadır. Her yeni çıkan... [Devam oku...]