Kainatın Sesi
Yazar Ekim 2009 Sayi 39, Şengül Uslu
Zamana benzetiyorum kendimi, hayat aynasına baktığım anlarda. Sanki günlerin kopyasıyım. Insan ve zaman soy kütüğünde birleşiyor adeta. Ben günler içinde, zaman asırlar içinde yol alıyor.
Güneş her sabah tıpkı benim gibi gözlerini açar hayata. Havanın dinçliği bana da yansır o sıralar. Güneş yorulup kovuğuna çekilirken tüm renkler soluverir. Yorulan güneşe “gitme!” demek gelmiyor dilimden, kendi yorgunluğumdan. Tüm renklerin solduğu gecede, gözlerimin feri de söner artık. Gece ve ben birlikte yumarız gözlerimizi. Her gece dimdik durmayı başaran ay, kıyam komutunu veriyor sanki. Soğuğun şerrinden korunmak isteyen yapraklar sokuluverir birbirleri içine anaları ağacın kucağında. Sabah olup da güneş sevecen yüzünü gösterince yemyeşil yapraklar duâ kılığında açılır göklere. Duâ’nın kıblesi olan gök seması, kasıla kasıla gösterir artık en mavisini.
Yukarıda yaşanan muhabbeti görmek için sıraya dizilen kır çiçekleri, zevkten dört köşe salınır. Her birisi kendi tarzında gülümser. Pembesi pembece, sarısı sarıca, moru morca. Yeşilin tonu tonlarca. Güleryüzü kanun bilen güneş yüzünü bir asıverse, bu muhabbet duraklayacak korkusu gelir kokularından.
Ya bu kandil gibi yanan güneşi söndürüverse Yaradan gündüzün bir vaktinde. Ya da nereye asılı olduğunu bilmediğimiz yıldızlar tek tek dökülse üzerimize. Kudreti ile tüm renkleri baştan başa siler de renksiz kalırsa tabiat. Yağmur ve kar tane tane değil de, toptan düşse üzerimize. Güneş kendi yerini bilmeseydi, herşey yanmaz mıydı dünyada?
Yeri göğün altında, göğü yerin üstünde yaratan Allah, mevsimleri ardardına sıraya dizen Râb, kupkuru topraktan envâi çeşit yemiş veren Rezzâk, dağın, taşın, otun, ağacın ve tüm canlıların her an selamladığı Selâm, selam sana. Her zorlukta merhamet eden Rahmân, Râhim sıfatınla Cennetinin güzelliklerini de göster bize. Dünyada tefekkür etmeye yetmeyen beynimize Cennetinde tefekkür etmeyi nasib eyle. Ezelden ebede kadar lütfetmeyi seven Latîf, cemalini görmeyi de lütfediver bize.
Topraktan gelen ve bu arzuyla toprağa damlamayı dileyen âciz bir kul.

