Neyim Ben?
Yazar Aralık 2009 Sayi 41, Şengül Uslu
Hayır, değilim. Türküm, yanlışım, tembelim. Türk asil olur, cesur olur. Kendini bilir, dünyaya bildirir. Mü’minim diyeceğim ama “Mü’min müminin kardeşidir” derler. Acaba ben bütün dünya müslümanlarını kardeşim biliyor muyum? Özüme layık olabiliyor muyum? Allah’ıma, peygamberime, vatanıma sadık mıyım?
Hayır, değilim!
Yıllardır dinime yapılan saldırıları görüyor ve yerimden dâhi kıpırdamıyorsam sakatım ben. Peygamberime yapılan hakaretleri ve işkence görürken sesleri arza yükselen çocukların seslerini duyamıyorsam sağırım. Karşılarına çıkıp, bir kelime dâhi söyleyemiyorsam dilsizim, tatım. Vatanımı sinsice vurmaya çalışanları göremiyorsam körüm de. Hâla da içim sızlamıyorsa, güneş gözüme eskisi gibi parlak görünüyorsa gamsızım. Hatta herşeye rağmen bu geceyi de uyuyarak sabahladıysam adiyim, kalpsizim, ruhsuzum, duygusuzum.
Onca işkenceye bizim çocuklarımız maruz kalsaydı eğer, gözümüzü uyku tutar mıydı ki günlerce? Beş vakit, içinde huzur aradığımız namazımızı kılamasaydık, kısıtlansaydık halimiz ne olurdu? Can verirken dâhi bizi düşünen, bizim için ağlayan Resul’umuzun hakkını savunamıyorsak neye yarıyoruz ki?
Asırlardır haccediyoruz. Elimizde yazılmış bir senaryo ve herkesin kendisine ait rolleri var. Önce söz veriyoruz Rabbimize Islam davası uğruna çalışacağız diye. Sonra koca bir ordu yükleniyoruz cephanemizi ve düşmanımız şeytanı taşlıyoruz, sembolik olarak. Kolay geliyor tabi ki dikili bir duvara karşı savaşmak. Ve sonu yine zafer. Hakettik ya güya bayram kutluyoruz. Binlerce kez oynadığımız bu rolü daha ezberleyemedik mi? Niye uygulayamıyoruz ki?
Sembolik olan haccı, artık canlandırsak ya! Yüklensek ya şimdi de cephanelerimizi. Dikilip duran şeytana milyonlarca taş atıyoruz da, etrafımızda davamıza sopalarla saldıran şeytana bir fiske vuramıyor muyuz? Vuramayacak mıyız? Bayram bizim neyimize? Bayramı zaferi elde eden kutlar. Biz zafer için ne yaptık?
Neden korkuyoruz ki? Kalbimizde imân, elimizde Kur’an, başımızda Ulu Önder Allah varken bize kim karşı çıkabilir ki? Hadi kardeşlerim, ben varım! Başrolde ben de varım! Uzatın ellerinizi de hep birlikte olalım. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Düşünsenize bi, acaba hepimizin eli birleşse nasıl bir ses çıkar?
Yüreğimizde sızı son şiddetiyle vicdanımıza vururken, cahiliyet ateşi alev alev heryeri sararken ve kâinatın nazlı gülü yavaş yavaş salarken oturmak bize yakışır mı?
Asıl şimdi Hac zamanı!…

