Onbir Ay`ın Sultanını Karşılarken
Yazar Ağustos 2009 Sayi 37, Murat Ileri
Yaratıcı, yeryüzünün halifesi olarak seçtiği insanı olgunlaştırmak, imtihan süzgecinden geçirmek, Takva derecesine yüceltmek için Ramazan orucunu şu ayetle farz kıldı.
‘Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. (Bakara: 18)
Ramazan, Allâh’a olan kulluk şuurunu derinden hissettiğimiz, ibadetlerle yoğrulduğumuz bir rahmet ayıdır. Tutulan oruçları, kılınan teravih namazları, okunan mukabeleleri, iftar ve sahurları, sohbetleri, dua, zikir ve niyazları ile baştan sona bir feyz ve bereket ayıdır.
Sevap ve mükafatın katlandığı; af ve mağfiretin bolca ihsan edildiği müstesna bir aydır.
Nefislerin terbiye edildiği, ihtiyaç sahiplerinin doyurulup gözetildiği, birlik ve beraberliğimizin pekiştiği mübarek bir zemindir.
11 ayın Sultanı, “Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluş” olan, Cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların zincire vurulduğu mübarek aya şükürler olsun yine kavuştuk. Bu ayın manevi ikliminde coşmak, rahmet pınarından doya doya içmek için manen ve ruhen hazır mıyız?
Bu aya nasıl hazırlanmalıyız?
- Öncelikle mazimizdeki kir ve günahlarımızdan arınmak, Hakk`ın rızasına ermek için Tevbe ve Istiğfar etmeli. Yaptığımız hatalardan pişman olmalı, bir daha işlememek için niyet edip Allah`tan yardım dilemeli.
- Ramazan ve Orucun fazileti, Oruç fıkhını, Peygamber (s.a.v) Ashabı ve Islam büyüklerinin hayatlarını, bu aydaki hassasiyetlerini okuyup tedkik etmeli, örnek ve ibret alınmalı.
- Bir Manevi eğitim ayı olan Ramazanda Gönül dünyamızı onarmak, yaşamımızı düzene sokmak, yıllık manevi temizliğimizi sağlayabilmek için yeterli vakti ayırmalı, ihtimamı göstermeli. Bu ayın ruhuyla bağdaşmayan, vakit hırsızı ortam, program, dizi ve etkinliklerden kaçınmalı, her anı dolu dolu değerlendirmeli.
- Bir misafir geleceği zaman günler, saatler önce ön hazırlığımızı yaptığımız gibi, 11 ayın Sultanını ağırlamak, ondan azami derecede istifade etmek maksadıyla içimizi, dışımızı, evimizi, camimizi, çevremizi pırıl pırıl temizleyip paklamak, bu bağlamda özellikle sigara, alkol ve benzeri kötü alışkanlıkları bırakmak için Ramazan altın değerinde bir fırsattır. Nasılki tabak çanaklarımızı yıkamadan, temizlemeden içine birşey koymuyorsak, keza iç ve dış temizliği de manevi arınmanın, ibadetlerden istenilen hazzı duymanın olmazsa olmaz şartlarındandır.
- Ahlak ve huyumuzu güzelleştirmek. Ibadetler bilinçsiz, şuursuz bir şekilde günah ve kötülüklerle beraber yapılırsa, hazz alınmaz, o ibadetin de semeresi olan kemalata erişilmez. Hadis-i şerifte de belirtildiği gibi: “Kim kötü sözleri ve kötü işleri terk etmezse, Allah’ın onun yemesini, içmesini terk etmesine hiç de ihtiyacı yoktur.” (Buhari Savm:
Manen teyakkuzda olup, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra şimdi Sultanla buluşmaya hazırız. Ancak yolcu er geç yola çıkar. Sayılı günler de tez geçer. Öyleyse her gördüğünü Hızır, her geceyi Kadir bil şuuruyla Ramazanı doya doya yaşamalı. Ömrünün son Ramazanı, son kalkan treniymiş gibi ibadetlere sarılmalı, kıymetini bilmeliyiz.
Ramazan nasıl yaşanmalı?
1-Oruç tutmak
Ramazan ayının orucunu tutmak Islam`ın şartlarından biri olup, her Müslümana farzdır.
Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah şöyle buyurdu:
“Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, îman: 28, Savm: 6.)
Kudsî hadis de şöyle beyan edilmiştir: “Ademoğlunun -savm (oruç) dışındaki- tüm amelleri kendisi içindir. Ancak o (oruç) Benim içindir ve Ben onunla mükâfatlandıracağım.” (Sahih Buhari)
Ramazan`da orucu mazeretsiz olarak terk etmek büyük günahtır.
Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez. Ramazan`da tutulan orucun sevabına eremez. (Buhari, Savm: 29; Tirmizi, Savm: 27, (723)
2- Teravih namazını cemaatle camide kılmak
Namazları cemaatle kılmaya özen göstermek.
Hz. Ebû Hureyre (r.a.) derki, Bir kimse Ramazan da inanarak ve sevabını umarak Kiyamul-leyl (teravih namazı) kılsa geçmiş günahı mağfiret olur.
Akşam rehavetine, dizi ve benzeri tuzaklara aldanmadan sevap hazinesi camilere koşalım. Bu vesile ile irşad meclislerine, sohbet halkalarına katılalım. Kalbimizi sohbet ve muhabbet kelamıyla cilalıyalım. Unutmayalımki Allah`ın rahmeti cemaat üzerinedir
3- Kur’an okumak dinlemek
Mukaddes kitabımız Kur`an, bu ayda bulunan kadir gecesinde indirilmeye başlamıştır. Nitekim C. Hakk kelamında Ramazan ile Kur`an-ı şu şekilde ilişkilendirir. O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur’ân onda indirildi. (Bakara: 185)
Öyleyse Kur’an ayında Kur’an’a sarılalım, onu hayatımıza rehber kılalım. Kur`an okuma, öğrenme ve anlama seferberliği düzenlemek suretiyle virane gönülleri ihya edelim. Okumasını bilmesek bile, kulaklarımızın pasını mukabeleler ile giderelim. Bu sene bir farklılıkla Kur’an’ı okuduktan sonra bir de mealini okuyalım.
4-Iftar ettirmek
Aile bağını, birlik, beraberlik duygusunu güçlendirmesi, toplumsal kaynaşma ve dayanışmaya katkısı bakımından önemli bir yeri olan iftar sofralarını kurmak, icabet etmek bu ayın güzelliklerindendir.
Efendimiz (s.a.v) “Bu ayda her kim oruçlu bir mü’mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.”
Ashâb-ı Kiramdan bazıları, “Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz” dediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, “Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü’mine iftar ettirene de verir“ buyurdular (et-Tergib ve’t-Terhîb, 2:94)
5-Sahur yapmak
Ibn-i Abbas (r.a.) şöyle dedi: “Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.” (Buhârî: Savm 20; Müslim Siyam 45)
Özellikle tüm aile efradıyla beraber, çoluk çocuk gece kalkmalı, o eşsiz lezzeti tatmalı, bereketine ermeli.
6-Kadir Gecesini aramak
Bu ayda en önemli fırsat Kadir Gecesidir. “Kur’an ın indiği, bin aydan daha hayırlı olan Melekler ve Ruh (Cebrail) un Rablerinin izniyle her türlü iş için indiği selametli gece.“ (Kadir suresi:1-5)
Baş Öğretmenimiz Hz. Muhammed (s.a.v). Bu geceyi nerede arayacağımızı, nasıl dua edeceğimizi şu şekilde öğretmektedir.
Resulullah (sav)`a Kadir gecesi (Ramazan’ın neresinde?) diye sorulmuştu O, Ramazan`ın tamamında!” diye cevap verdi (Ebu Davud, Salat, 824, (1387) Hz. Aişe (r.a): “-Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. der. Rasûlüllah (s.a.v): “-Allahümme inneke afüvvün tühıbbü’l-afve fa’fu annî: Allah’ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet.” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).
7- Günahlardan sakınmak
Orucun farz kılınmasındaki hikmetlerin başında, kişiyi bataklığa sürükleyen, nefis ve şehvetine esir kılan, dolayısıyla Hakk`tan uzaklaştıran günahlardan korumak gelir. Bir yandan iyilik yapan, öte yandan kötülük ve haram işleyenlerin durumu, torbasını üstten doldurup dibini eliyle delen kişiye benzer. Nitekim Allah Resülu (s.a.v) şöyle buyurur. Nice oruç tutanlar vardır ki (haramdan sakınmadıkları için) oruçlarından nasipleri sadece açlıktır. (Hakîm, Müstedrek: 1/431)
Öyleyse başta kul hakkı olmak üzere her türlü haram ve yasaklardan sakınmak ve uzak durmak suretiyle karşılığı cennet olan oruc`un sevabına erelim.
8- Cömert olmak
Namaz seni yolun yarısına ulaştırır, oruç da hükümdarın kapısına ulaştırır. Sadaka ise, hükümdarın huzuruna çıkarır.
Şüphesizki, Allah cömerttir, cömert kullarını sever. Efendimiz (s.a.v) de insanların en cömerti iken, bu davranışı Ramazan`da zirve yapardı. Çünkü bu ayda işlenen bir farzın karşılığı diğer aydakilere göre yetmiş katıyla karşılık görecek. Nafilelerin karşılığı ise diğer zamanda işlenen farzlar gibi sevaba vesile oluyor.
Hasseten bu ayda aile efradının nafakasını artırmalı, sadaka ve mali yardımlarımızla mazlum ve mağdurları sevindirmeli, yetim ve kimsesizlerin duasını almalıyız.
Dünyada 1.1 milyar insanın ileri derecede, yani günlük 1 $’ın altında gelirle 2.7 milyar insanın ise günlük 2 $’ın altında gelirle geçinen orta derecede fakir olduğu bir dünyada, “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” Hadis-i Şerifi daha da bir anlam kazanmakta ve mümin kullara bir takım sorumluluklar yüklemektedir.
9- Güzel Ahlakla süslenmek
Ramazan ayında açlık ve yorgunluk, yanısıra ins ve cin şeytanlarının amellerimizi boşa çıkarmak için azami gayret içinde olacağından diğer zamanlara nisbeten daha sabırlı, sakin olmalıyız. Orucu sadece mideye değil, gözümüze, kulağımıza, elimize, dilimize ve ayağımıza da tutturmamız gerekiyor. Bu yüzden oruç, insanı manevi hastalıklardan, kötü söz, dedikodu, gıybet, yalan, iftira gibi illetlerden alıkoymalı. Birisi luzümsuz bir lâf edecek veya kavga edecek olursa “Ben oruçluyum” denmesi gerektiğini unutmamalıyız.
10-Ramazan umresi yapmak
Gücü yetenlerin bu ayda umre yapması çok sevap bir ameldir. Bir kadın Resulullah (s.a.v)e gelerek: “Ben haccetmek için hazırlık yapmıştım. Bana (bir mani) arz oldu ne yapayım?” “Ramazan”da umre yap, zira o ayda umre tıpkı hacc gibidir” buyurdu. (Ebu Davud, Hacc 79, Tirmizi, Hacc 95)
Eğer imkanlarımız buna el vermiyorsa gönlümüzde oraların aşkını taşımalı, hasretiyle yanmalı, Allah`tan bir an evvel oralara varmayı dilemeliyiz.
11-Itikâf yapmak
Unutulmaya terk edilmiş bu sünneti hayatımıza yeniden taşımalı ve feyzine varmalıyız.
Resulullah (s.a.v) vefat edinceye kadar Ramazan`ın son on gününde i`tikafa girer ve derdi ki: “Kadir gecesini Ramazan`ın son on gününde arayın”. Resulullah (s.a.v)’den sonra, zevceleri de i’tikafa girdiler. (Müslim, I”tikaf 5, (1172)
Uzun süre mescidde kalamayanlar, en azından camiye girerken bulundukları süre için niyet etmeli, sevabını Allah`tan beklemeli.
12-Fıtır Sadakası vermek
Bayramdan önce her müslümanın vermesi gereken mali bir ibadettir. Bayram günü fakirlerin bir nebze bile olsa sevincine vesile olan, bu sadakayı ihmal etmemeli, bilakis bedenimizin ve sıhhatimizin sadakası olan bu hayrı fazlasıyla vermeliyiz.
Kulluğumuzun icabını yerine getirip, ibadetlerin hakkını vermekle bayramı hak eden, hayatını Ramazan, Ahiretini Bayram kılan kullardan olmak duasıyla.

