Önce Ahlak ve Maneviyat
Yazar Hayatonline, Mart 2009 Sayi 33, Sinan Aktürk
Sevgili dostlar!
Geçen sayımızda entegrasyon meselesinde suçlu olarak Trükleri gösteren politikacıları kapak konusu yapmıştık. Bu noktada epeyce olumlu tepki aldık.
Dünyanın her tarafında olduğu gibi Almanya`da da politikacılar kendi beceriksizliklerini, gündemi başka taraflara çekerek gizleme bedavacılığına kaçıyorlar.
Almanya gibi bir göç ülkesinin en önemli sorunlarının başında entegrasyon ile alakalı meseleler gelmektedir.
Tabii olarak bu mesele ile alakalı tarafları aynı masa etrafında toplayarak sorunların çözüm yollarını beraberce bulmak gerekmektedir.
Ama ne hikmetse politik kaygılar yüzünden sözde kamuoyu araştırmaları gündemi değiştirmekte ve meseleyi çözümsüzlüğe sürüklemektedir.
Bizler kesinlikle uyum noktasında en sorunlu toplum olarak gösterilen Türk toplumu hakkındaki bu iddiayı kabul etmiyoruz. Çünkü bu iddia özellikle sipariş verilerek gündeme getirilmiş bir iddiadır.
Tabiki uyum noktasında eksiklikler mevcut olabilir.
Ama yöneticilerin görevi bu eksikliklerin giderilmesi noktasında ortak çalışma alanlarının oluşturulmasına katkı sağlamaktır.
Yoksa hangi kriterleri baz aldığı belli olmayan nevzuhur araştırma sonuçları ile bu meseleyi çözümsüzlüğe götürmek hiçbir fayda sağlamamaktadır.
Meselenin çözümü önyargılardan uzak hertürlü çözüm önerisine açık bir bakış açısı ile mümkündür. Mart ayı içerisinde Stuttgart yakınlarındaki Winnenden`de yaşanan menfur olay tüm Almanya kamuoyunu üzdüğü gibi bizleri de derinden etkilemiştir.
17 yaşında hayatının baharında bir genç; çoğunluğu kendisi gibi genç ve okuldan arkadaşı 16 insanın hayatını söndürdü. Bu vesile ile bu olayda hayatlarını kaybedenler için üzüntülerimizi belirtiyoruz.
Ailelerine de başsağlığı diliyoruz. Almanya kamuoyu olayın haberlerini duyduğunda kelimenin tam manasıyla şoke oldu. 17 yaşında bir gencin böyle bir menfur olayı gerçekleştirmesi için neden ne olabilirdi? Gencin ailesinin maddi durumu gayet iyi imiş.
Okulda ufak tefek sorunları olsa bile böyle bir katliamın gerçekleşmesi için neden ne olabilirdi. Buna benzer sorular ile bu meselenin temeline inmeye çalışılıyor. Almanya özelinde batılı toplumlar kapitalist bir düzene sahiptirler.
Kapitalist bir toplum yapısına sahip milletlerin durumu son 20 senedir gözler önündedir. Amerika`da neredeyse senede onlarca buna benzer menfur olaylar gerçekleşmektedir. En son Almanya`da yaşanan bu menfur olaydan önce Amerika`da bir kişi 7 kişiyi silahıyla öldürdü ve kendisi de intihar etti.
Bu insanların neden böyle katliamlar yaptıkları araştırıldığında hepsinin de bir manevi boşluk içerisinde olduklarını görüyorsunuz. Içlerindeki manevi boşluğu maddiyat ile gideremeyenler bunu değişik şekillerde gidermeye çalışıyorlar.
Çocuk pornosundan tutun da, her türlü şans oyununa kadar, silah merakından tutun da internetteki özel odalara kadar değişik şekillerde bu boşluğu doldurmaya çalışıyorlar. Insanoğlunun yaratıldığı günden beri en önemli ihtiyacı inanç ihtiyacıdır.
Bu inanç ihtiyacının en önemli kesimini de ilahi dinler karşılamaktadır. Allah Teala bu ihtiyacın karşılanmasını göndermiş olduğu Peygamberler vasıtasıyla gidermiştir.
Ne yazıkki insanoğlu gönderilen bu ilahi mesajlara da müdahele etmiş; kendi heva hevesi doğrultusunda bu ilahi mesajları da tahrip etmiştir. Dünya üzerinde üç ilahi kaynaklı dinin mensupları çoğunlukta yaşamaktadır.
Bu üç ilahi kaynaklı dinin temel ortak noktası; ahlaklı ve manevi değerlere sahip insanların yetişmesi için kurallarının olmasıdır. Bu kurallara uyan insanlar dünyada mutlu bir hayat yaşamaktadırlar.
Islam Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v) hem Kur`an-ı Kerimdeki ayetlerde ve hem de hadislerinde kendisinin güzel ahlaki tamamlamak üzere gönderildiğini bildirmektedir. Hz. Musa ve Hz. Isa`nın da kendilerini vahyedilen ilahi dinlerin temel düsturlarının ahlak ve maneviyat olduğu bilinmektedir.
Ahlak ve maneviyat çerçevesinde yetişmeyen bir genç ve bu çerçeve içerisinde bulunmayan bir toplum sürekli bunalımda olmaya mahkumdur. Buradan hareketle Winnendende yaşanan menfur olayın şifrelerini çözmek mümkündür.
Manevi açıdan bir boşluğa düşen genç ne yaptığını bilmez bir vaziyette böyle bir katliamı gerçekleştirmektedir.
Buradan hareketle bizlerin Alman resmi makamlarına ve anne ve babalara birkaç teklifimiz olacaktır.
Okullarda dini temel bilgilerin sahih kaynaklardan öğrenilmesi için bu tür derslerin çoğaltılması, Toplumdaki insanların temel dini ihtiyaçlarının karşılanması noktasında özgürlük alanlarının daha da genişletilmesi, Özellikle internet ve TVlerdeki şiddet içerikli tüm yayınlara belli bir düzen ve kısıtlama getirilmesi, Buna benzer bazı tedbirler bu tür menfur olayların bir daha gerçekleşmesini önler diye düşünüyoruz Cenab-ı Allah çalışmalarımızı bereketlendirsin, şuurlandırsın.
