Özeleştiri Yapabilmek

sinan-akturk-sag.jpgSevgili dostlar!

Geçtiğimiz ay Almanya için genel seçim ayı idi. Yapılan genel seçimlerde iktidardaki CDU yerini korudu ama; koalisyonun diğer ortağı SPD tabiri caiz ise bir hezimet yaşadı. Normal şartlarda iktidar alternatifi olan partiler oylarını artırması gerekirken ve hem de dünyadaki ekonomik kriz gündemde iken beklenen bu idi. Ama Alman seçmeni kendisini bir türlü geliştiremeyen ve sürekli lider değiştiren bir partiye tabiri caiz ise ceza verdi. Kendisinden beklenen performansı gösteremeyen SPD bu şekilde cezalandırılmış oldu. Diğer partilere ise bir fırsat veren seçmen; ekonomik ve sosyal gelişmelerdeki yaşanan sıkıntılara çare olmalarını istedi. Biz yazımızı yazarken hala koalisyon görüşmeleri devam ediyordu. CDU-FDP koalisyonuna kesin gözü ile bakılıyor. Bu kısa bilgilendirmeden sonra asıl meseleye gelmek istiyoruz.

Her seçim döneminde siyasi parti temsilcileri göçmenleri yani yabancıları siyasi malzeme yapıyor ve onlar üzerinden oy almaya çalışıyorlardı. Bunu yaparken de toplumda olabilecek sıkıntıları gözardı ediyorlardı.

Ama bu seçim kampanyasında bu tür bir yol izlenmedi. Belki de Almanya tarihinde ilk olarak bu seçimde oy potansiyeli olan göçmenler yani yabancıların daha bir önem kazandığını gördük. Siyasi parti yetkilileri daha yumuşak ve itidalli açıklamalar yaparken aynı zamanda göçmenlerin her türlü etkinliklerine bizzat kendi mekanlarına giderek katılım sağladılar. Özellikle Türk kökenli göçmenlerin her türlü programlarına katılım sağlamaya özen gösterdiler.

Tabii Almanya genelinde yaklaşık 900 bin Türkün oy kullanma hakkına sahip olduğunu unutmamak lazım. Belki bunu bir seçim hassasiyeti olarak düşünebiliriz. Ama seçim zamanında bile olsa bu tür bir gelişme normal zamandaki yaşanan bazı sıkıntıları da ortadan kaldırır diye düşünüyoruz.

Özellikle koalisyon görüşmelerinde her iki tarafın da Türkiye`nin AB üyeliği hakkındaki açıklamaları ve Almanya`daki Türkler hakkındaki değerlendirmeleri oldukça sevindirici açıklamalardır.

Seçime katılan ve oy oranlarını bir önceki seçime göre arttıran diğer partiler ise göçmenler ile alakalı söylemleri ile bu oylarının artmasına katkı sağladılar kanaatindeyiz.

Bu çalışmalar ve yapılan tüm çağrılara rağmen göçmenler ve özellikle Türk göçmenler seçime gerekli katılımı sağlamadılar. Yapılan araştırmalarda bu oranın çok düşük olduğu ortaya çıkıyordu.

Belki de biz göçmenlerin en büyük eksikliklerinin başında kendi hakları ile alakalı meselelere yeterince ilgi göstermemeleri gelmektedir. Hem bazı siyasilerin açıklamalarına tepki gösteriyor, göçmenlerle ilgili bazı kanunlara itiraz ediyor ve hem de bunları düzeltilebilmesi için fırsat olan demokratik hakkımızı kullanma noktasında ihmalkar davranıyoruz. O zaman bizler ile alakalı yapılan olumsuz değerlendirmelere karşı söylenecek fazla söz kalmıyor.

Yine üzüldüğümüz bir nokta; seçimde Türk kökenli milletvekili sayısının bir önceki döneme göre düşmesi idi. Belki bunda seçime katılan adayların bulundukları sıralar ve seçim çevrelerinin de önemi büyüktü. Ama bunda bir önceki dönemde milletvekili olan bazı kişilerin olumsuz tavırlarının etkisi de yatsınamaz. Özellikle SPD`li Lale Akgün`ün milletvekilliği döneminde müslümanlar ve Türkler hakkındaki zaman zaman yaptığı çıkışlar bu kesimler tarafından tepki ile karşılandı. Bu tepkileri dikkate almayan Lale Akgün ve partisi SPD; kısmi olarak bunun bedelini bu seçimlerde ödedi.

Iki Almanya`nın birleşme günü münasebetiyle her sene Ekim ayının 3`ü bilindiği gibi tatil olmaktadır. Yine Almanya`da bulunan Islami Sivil Teşkilatların ortak kararları sonucu bu gün tüm ülkede bulunan camilerde “Açık Cami Günü” olarak organizasyonlar yapılmaktadır. Her Islami Sivil Teşkilat bu konuda kendi camilerinde özel hazırlıklar yapmakta ve gelen misafirlere Islamı nasıl daha iyi anlatabilirimin gayreti içerisine girmektedir.

Burada bir eleştiri getirmek istiyoruz. Bu tür programlarda yaptığımız bazı hatalar var gibi. Yapılan hazırlıklar gelen misafirlerin genellikle midesine hitap eden hazırlıklardır. Tamam bu da olacak elbet ama; gelen misafirler Islam hakkında bilgi edinmeye ve müslümanların ibadet ettikleri mekanların özeliklerini öğrenmeye geliyorlar. Maalesef bazı camiler bu tür programları yaprken kaş yapayım derken göz çıkarıyorlar. Programın yapıldığı mekanın fiziki şartlarını özenle hazırlamadıkları için gelen misafirleri olumsuz olarak etkilemektedirler. Mesele camilerin temizliği, tuvaletlerin durumu, lokallerin durumu vs. Bunun yanında gelen misafirlere Islamı anlatan bilgilendirici materyaller ya yok ya da çok yetersiz kalmaktadır. Burada bu sene hazırlanan TOM isimli dergiyi hazırlayanlara teşekkür etmek istiyoruz. Hem teknik açıdan ve hem de içerik açısından gerçekten güzel bir çalışma olmuş. Hazırlayanlardan ve katkıda bulunanlardan Allah razı olsun. Bu tür çalışmaların artması lazım.

Cenab-ı Allah çalışmalarımızı bereketlendirsin, şuurlandırsın.

Çalışmak bizden başarı Allah`tandır.

Allah`a emanet olun.

Asıl Zenginlik Paylaşmaktır Asıl Zenginlik Paylaşmaktır

Sevgili dostlar! İnsanlık ve özellikle de batı toplumları tüketim denen hastalığın pençesinde can çekişmektedir. Özellikle medyanın da buna çanak tutması insanları tüketim kölesi haline getirmiş durumdadır. Her yeni çıkan... [Devam oku...]