Bilge Başbakan

sinan aktürk 2012Sevgili dostlar!

Dünya güngeçtikçe insanlık ekseninden çıkmaya devam ediyor. Özellikle İslam cografyasında yaşananlar ve nereden çıktıkları belli olmayan, her gün başka başka çeşitlerinin piyasaya sürüldüğü, sanki film platolarında rol kesen artistler gibi bir sürü sözüm ona insan müsvettesi medyada boy gösteriyor.

IŞİD diye bir belayı aynı EL-KAİDE gibi insanlığın başına bela eden Batı dünyası yine üç maymunu oynayarak doymayan midelerini ve beyinlerini tıka basa doyurmaya devam ediyor. Günlük 1 dolar gibi bir gelirle geçinmeye çalışan coğrafyalardaki insanları sömürerek sözde medeniyetlerini sürdürmeye çalışan Batı, ayağının altındaki toprağın kaydığının hala farkına varamadı. Tarihin pek çok döneminde özellikle de İslam coğrafyası diye adlandırdığımız topraklarda pek çok kez katliamlar yapan ve her yaptığı katliamdan sonra da kendi topraklarında karmaşalar yaşayan Batı, özellikle Körfez Krizi bahanesiyle yerleştiği Arap Yarımadasında savaşlar döneminde milyonlarca masumun kanına girdiği yetmiyormuş gibi, sözde çekildiği yerlerde ortaya çıkan hayvandan da daha aşağı seviyeye sahip devşirme örgütlere silah ve lojistik destek sağlayarak buralardaki toplumların birbirlerine düşmeleri için zemin oluşturuyor. Oluşan bu zemine baktığınızda yüzlerce yıldır bir arada yaşayan insanların sanki birbirlerini hiç tanımadıklarını ve birebirlerini insanlıktan hiç nasip almamış gibi katletmelerini medyada hergün artık kanıksamış bir şekilde izliyoruz.

Bu olaylar meydana gelirken dünya kılını kıbırdatmıyor, sadece birkaç devletin sözde müdahalesi ile bir kaç bomba atarak bu vahşeti savuşturmaya çalışıyor. Buralardaki insanları değişik kategoriler bahanesiyle birbirine düşüren Batı, kendi arka bahçesinde ve evinde yaşadığı şok dalgalarıyla cin çarpmışa dönüyor.

Mesela Amerika`da son dönemde yaşanan polisin orantısız güç kullanması ve savunmasız ve de maalesef siyahi gençleri tabiri caiz ise katletmesi Batı tarafından anlaşılmak istenmiyor. İnsanlar insani tepkilerini sadece gösteri yaparak ortaya koymak isterlerken sanki savaş ortamındaymış gibi karşılık görüyorlar.

İngiltere`de, İspanya`da benzer olaylarda polis bir travma içerisinde olaylara müdahale ediyor.

Katil İsrail Hükümeti; Gazze`de masum binlerce insanı katlederken ses çıkarmayan Batı, kendisini savunma niyetiyle karşı koyan insanlara terörist muamelesi gösteriyor.

Bu iki yüzlü tavra İsrail içerisinde aklı selim insanlar ve tüm dünyadaki aklı selim Yahudiler de tepkilerini gösteriyorlar.

Kısacası zulüm payidar olmaz. Siz zulüm etmeye devam ederseniz İlahi Adalet bu yaptığınız zulümleri bir gün mutlaka sizin ayağınıza dolaştırır. Allah`ın adaletinden kimse kaçamaz. Bu dünyada da öbür dünyada da.

Malumunuz 10 Ağustos 2014`te Türkiyemizde ilk defa halk oyuyla seçimi yapılan Cumhurbaşkanlığı yarışını Recep Tayyip Erdoğan kazandı. Bizler de izin dolayısıyla araba ile gittiğimiz ülkemizde Kapıkule`de oyumuzu kullandık. Cumhur`un ilk defa oyuyla seçtiği başkanı yine cumhuriyet tarihimizde olmamış bir olgunluk ve nezaketle halef selef evsahipleri birbirlerini ağırlayarak devir teslim yaptılar. Bu güzel geleneğin tüm devlet kurumlarında ve tüm ülkedeki kurumlarda aynı şekilde devam etmesini temenni ediyoruz.

Daha öncesinde Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu`nun AKPARTİ Genel Başkanı olması ve Türkiye Cumhuriyetinin 26. Başbakanı olmasının gelişimini hep birlikte takip ettik. Artık insanımız tabiri caiz ise eski Türkiyedeki gibi kavga döğüş, sandalyelerin havalarda uçuştuğu kongreleri istemiyor. İstişareler sonucu herkesin benimsediği bir adayın -ki bu gelenek Milli Görüş Camiasında olduğu günden beri uygulanmaktadır- seçilmesi herkes tarafından kabul görmektedir. Artık insanımız cazgırlık değil sükünet istiyor. Devlet kurumları arasında koordine istiyor. Birbirine rakip veya düşman değil birbirinin eksiğini tamamlayan kurumlar istiyor.

Belki zaman zaman Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri döneminde bazı kurumlar arasında sürtüşmeler oldu. Ama bu sürtüşmeler zamanla karşılıklı anlayışa dönüştü. Böyle geçiş dönemlerinde bu tür olayların olması tabii karşılanabilir.

Sayın Ahmet Davutoğlu döneminin de aynı şekilde ve daha da iyi olması için dua ediyoruz. Davutoğlu teorisyen ve akademik kimliğinin yanında bürokat ve siyasetçi kimliği ile Türk insanının ve dünyadaki pekçok kişi ve milletin takdirini kazanmış bir şahsiyettir. Üniversite yıllarında okudugum “Stratejik Derinlik” kitabını Sayın Davutoğlu Dışişleri Bakanı olduğunda bir kere daha ve sindire sindire okudum. Sayın Davutoğlu`nun bu kitapta yazdıklarını kademe kademe uygulamaya koyduğuna şahit oldum. Bir insanın yapacağı şeyleri önceden planlayarak ve bilerek yapması devlet geleneği açısından gerçekten önemli diye düşünüyoruz. El yordamıyla değil bulunduğu zamanın ve zeminin şartlarına göre ve tarih ışığında olaylara yaklaşmak ve çözmek daha kolay ve insanlığın daha faydasına olur diye düşünüyoruz.

Buradan hareketle Türkiye Cumhuriyetinin yeni Başbakanı`nın BİLGE BİR BAŞBAKAN olduğunu görüyor ve bunun Türk insanı ve insanlık alemi için bir güzel kazanım olduğunu düşünüyoruz. Allah utandırmasın, yar ve yardımcısı olsun.

Bu vesile ile Cenab-ı Allah çalışmalarımızı bereketlendirsin, şuurlandırsın.

Çalışmak bizden başarı Allah`tandır.

Allah`a emanet olun.

Not: Kıymetli Dostum Mehmet Kahraman Bey`in Yeğeni izin dönüşü geçirdiği trafik kazasında Hakk`ın rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Cenab-ı Alah’tan rahmet diliyoruz. Yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyoruz. Bir Fatiha rica ediyoruz.

Kıymetli kardeşimiz İrfan Altınküpe`nin evladı bir iş kazası geçirmiştir. Geçmiş olsun der Cenab-ı Allah`tan acil şifalar dileriz.

Bilge Başbakan Bilge Başbakan

Sevgili dostlar! Dünya güngeçtikçe insanlık ekseninden çıkmaya devam ediyor. Özellikle İslam cografyasında yaşananlar ve nereden çıktıkları belli olmayan, her gün başka başka çeşitlerinin piyasaya sürüldüğü, sanki film... [Devam oku...]

'