Toplumsal ve Dini Sorumluluklarımız Önemli

sinan-akturk-sag.jpgSevgili dostlar!

Yine bir izin sezonundan sonra beraberiz. Sağlık, sıhhat, afiyet içerisinde bir izin geçirmişsinizdir inşallah.

Bizler 5 senenin üzerine bir izin yapma fırsatı bulduk. Bu ara vatani görevimizi Burdur`da yapmayı da ihmal etmedik. (Yaşımız gelmişti; hatta geçmek üzere idi.)

Anavatanımızı ziyaret etmek ve sıla-i rahim yapmak gerçekten bedenen ve ruhen insanı rahatlatıyor. Benim tatil felsefem biraz daha farklı gibi. Benim tatilden anladığım; fiziki olarak dinlenmenin yanında, sevdiklerimi ziyaret etmek ve onlarla vakit geçirmek ruhen beni dinlendiren hasletler. Özellikle Istanbuldaki tarihi mekanları gezmek beni bedenen ve ruhen oldukça dinlendiriyor. Buradan hareketle bir tavsiyemiz olacak. Özellikle uzun süreli tatil zamanlarında toplu organizeler yaparak; Türkiyemizin güzel beldelerine bir nevi kültür turları düzenlemek faydalı olur kanaatindeyiz. Bu vesile ile yeni nesillerimiz hem kültürümüzün köklerini tanımış olur ve hem de kültürlerarası etkileşimin güzelliklerini öğrenmiş olurlar diye düşünüyoruz.

Sevgili dostlar!

Son zamanlarda Avrupa`nın çeşitli ülkelerinde ve özellikle de Almanya`da menfur olaylar yaşanmakta. Bizler izinde iken istenmeyen bazı olaylar yaşandı. Maalesefki bu olaylarda sanki özellikle bir yerlerden düğmeye basılmış gibi kadınlar hedef seçildi. Dresden`de yaşanan vahşi olay bunu doğrular nitelikte idi.

Almanya`ya akademik çalışmalar için gelmiş ve ailecek bu çalışmaların içerisinde olan bir hanımefendi; komşusunun kendisini ve ailesini rahatsız etmesi ile alakalı olarak şikayette bulunuyor ve dava için gittiği mahkemede hunharca katlediliyor. Eşini korumak için katile müdahale etmek isteyen koca da ne hikmetse sanki katil oymuş gibi vurularak ağır yaralanıyor. Ve bunu yapan şaşkın polis memuru ve onun amirleri ise hala özür bile dileme nezaketinde bulunmuyorlar!

Asıl acı taraflarından bir tanesi de yine kadın olan Almanya Başbakanı Angela Merkel`in olaydan günler sonra usulen bir açıklama yapması.

Biz burada öldürülen müslüman bir kadın için kızgınlığımızı dile getirmek için bunları yazmıyoruz. Öldürülen sonuçta bir insan, bir hanımefendi, bir anne ve maalesef hamile bir kadın. Dünyanın neresine giderseniz gidin; bir bayana ve özellikle de hamile bir bayana toplum tarafindan özen gösterilir. Savaş zamanlarında bile kadın ve çocuklara dokunulmaz. Buna uymayanlara insan olarak bakılmaz.

Ama bu ne nefret durumu ki; Almanya gibi Avrupa`nın merkezi bir yerinde ve güvenlik açısından en güvenilir bir mekan olan mahkeme salonunda ve maalesef polisin gözü önünde böyle bir hunharca olay gerçekleşebiliyor.

Bu ve buna benzer olayların psikolojik ve sosyolojik altyapısının irdelenmesi gerekmektedir.

Maalesef bu tür olaylar hep seçim öncesi dönemlerde tırmanıyor ve en üst seviyeye çıkıyor.

Her zaman söylediğimiz gibi politik çıkar ve beklentiler bu tür olaylara maalesef çanak tutuyor. Burada bir genelleme yapmak niyetinde değiliz. Tabiki akl-ı selim çağrısı yapan ve bu noktada çalışmalar yapan politikacılar çoğunluktadır. Ama yaşanan olaylar herkesi ve her kesimi etkilemektedir. Hiç kimse böyle bir katliama ve özellikle de çocuklarının gözü önünde maruz kalmak istemez.

Toplum mühendislerinin bu tür olayların bir daha yaşanmaması için değişik çözüm önerileri ortaya sürmeleri gerekmektedir.

Sevgili dostlar!

Malumunuz Almanya seçim sathına girmiş bulunmakta. Hem yerel seçimler ve hem de genel seçimler için adaylar ve partiler harıl harıl çalışmakta. Demokratik bir hak olan seçme ve seçilme hakkınızı kullanmak için bu tür fırsatları değerlendirmemiz gerekir diye düşünüyoruz. Bu dönemlerde karşınıza çıkan adayları iyi tanımalı ve vaadlerinin neler olduğuna dikkat etmeliyiz. Seçim döneminde verilen sözlerle seçim sonrası yapılanların birbirine paralel olmaları gerekmektedir. Seçme ve seçilme hakkına sahip insanımız; haklarımızın talebi ve alınması konusunda demokratik haklarını sonuna kadar kullanmalıdırlar. Bizim tavsiyemiz oy kullanma hakkına sahip insanımızın muhakkak sandığa giderek bu hakkını kullanmasıdır.

Malumunuz içerisinde bulunduğumuz ay; Mübarek Ramazan ayına denk gelmektedir. Rahmet, bereket ve dayanışma ayı olan Ramazan; Cenab-ı Allah`ın biz kullarına bir lütfudur diye düşünüyoruz.

Ramazanı geleneksel olarak anavatanımızdaki gibi idrak etmenin yanında; asli unsurlarını unutmadan yaşamamız ve yaşatmamız gerekmektedir. Oruç ve Ramazan`ın güzelliklerini hem ailemizde yaşamak ve hem de çevremizde yaşatmak bizlerin gayreti ile mümkün olacaktır.

Özellikle Ramazan`a has olan görevlerimizi yerine getirmekten asla kaçınmamaliyiz. Fitre ve zekat ibadeti ile alakalı üzerimize tekabül edenleri mutlaka yerine getirmeliyiz. Bunları yapmamız; hem bir müslüman olarak görevimiz ve hem de dünyanın değişik yörelerindeki müslüman kardeşlerimizle irtibatımızın devam etmesi için bir vesiledir.

Yine Ramazan`da komşularımıza karşı bu aya has görevlerimizi yerine getirmeliyiz. Iftar davetlerinden tutun da; Ramazan`a has ibadetleri yaşayarak komşularımıza da bu güzellikleri görme fırsatı vermeliyiz.

Malumunuz okullar açılmaya başladı. Çocuklarımızın geleceği açısından okul durumlarının önemini hepimiz biliyoruz. Anne babalar olarak bu konuda maalesef çok eksiklerimiz bulunmakta. Çocuklarımızın okulları ile alakalı her meseleden haberdar olmamız gerekmektedir. Eğer bunu yapmazsak; çocuklarımız diğer arkadaşlarından geri kalmaktalar. Bizim çocuklarımızın zeka sorunları olmadığını düşünüyoruz. Sadece veliler olarak onların okul durumlarını takip edersek görürüzki çocuklarımız hakettikleri yerlere her zaman gelebilirler.

Cenab-ı Allah çalışmalarımızı bereketlendirsin, şuurlandırsın.

Çalışmak bizden başarı Allah`tandır.

Allah`a emanet olun.

Asıl Zenginlik Paylaşmaktır Asıl Zenginlik Paylaşmaktır

Sevgili dostlar! İnsanlık ve özellikle de batı toplumları tüketim denen hastalığın pençesinde can çekişmektedir. Özellikle medyanın da buna çanak tutması insanları tüketim kölesi haline getirmiş durumdadır. Her yeni çıkan... [Devam oku...]