Uzmanınıza danışmadan imza atmayın!

asim-tozoglu.jpg *Ekonomik kriz nedeniyle yüzlerce firma iflasın eşiğinde ve binlerce çalışan işinden oluyor.

*Bazı işyerlerinde paralı çıkış (Abfindung) işlemleri hız kazandı.

*Paralı çıkışta en önemli husus, alınacak paranın kesinlikle yıl sonunda olmamasıdır. Ne kadar az çalışılarak paralı çıkış alınırsa, o kadar çok vergi iadesi söz konusudur.

*Vergi denkleştirmede düşürülecek masraflar ne kadar çok olursa, vergi oranı yüksek olduğu için, daha çok verginin geri alınmasını sağlar.

*Çıkış parası alacağı sinyali alan bir kimsenin, daha firmayla görüşmeden ve imza atmadan önce hemen bir vergi uzmanına danışmasını ve hatta çeşitli alternatifleri hesaplatmasını kesinlikle tavsiye ederiz.

1.Abfindung (Paralı Çıkış): Federal Almanya`da bir yandan ilerleyen teknolojiye bağlı olarak otomasyon (robotlaşma ve makinalaşma ) sisteminden dolayı, öte yandan da Avrupa Birliğine katılan yeni ülkelerdeki ucuz işgücünün kullanılması için fabrikaların o ülkelere taşınması nedeniyle ve bunun sonucu olarak, tüm dünyada son altı aydır çığ gibi büyüyen ekonomik krizden dolayı, birçok çalışan insan, işyerlerinden çıkarılmaktadır. 2006 yılına kadar paralı çıkış alanlar, bu paralarının belirli bir kısmını vergiden muaf olarak alabiliyorlardı. Çalışılan süre ve işçinin yaşı ne olursa olsun, 7200 euro vergiden muaf tutuluyor, 50 yaşını doldurmuş ve en az 15 yıl çalışmış kimselerde 9000 euro, 55 yaşını doldurmuş ve 20 yıl çalışmış kimselerde ise 11000 euro vergiden muaf tutularak net veriliyordu. Geriye kalan kısım varsa, kişinin medeni haline ve çocuk sayısına bağlı olarak vergi sınıfı doğrultusunda vergi kesiliyordu. 2006 yılından itibaren çıkış paraları tamamen vergiye tabi tutulmaktadır.

Son zamanlarda çok sayıda okurumuz telefon ederek veya büromuza bizzat gelerek paralı çıkış konusunda bilgi almaktadır. Çünkü, ancak zamanında, yani tren kaçmadan her konuda olduğu gibi bu konuda da bilgi sahibi olan kimseler, alın teri ve göz nuru olan hakkını en iyi bir şekilde, tabii ki legal yollarla alma hakkını kazanmaktadır.

Işinden hangi nedenle olursa olsun çıkan çalışanların hangi şartlarda çıkış parası alacağı veya neden alamadığı çalıştığı firmanın maddi durumuna veya işçi sayısına hatta sendikalaşma durumuna bağlıdır.

Konunun hukuki yönünden daha çok bizi ilgilendiren yanı, vergi denkleştirmede dikkat edilmesi gereken yanıdır.

Paralı çıkışta en önemli husus, alınacak paranın kesinlikle yıl sonunda olmamasıdır. Ne kadar az çalışılarak, paralı çıkış alınırsa, o kadar çok vergi iadesi söz konusudur

Çıkış parası alacağı sinyali alan bir kimsenin, daha firmayla görüşmeden ve imza atmadan önce hemen bir vergi uzmanına danışmasını ve hatta çeşitli alternatifleri hesaplatmasını kesinlikle tavsiye ederim.

Çıkış parası alan kimselerin vergi dilimi yüksek olduğu için, maliyeye göstereceği mastraflar da daha çok vergi iadesi sağlamaktadır. Bu masrafların ne derecede ve hangi oranda vergi iadesi sağlayacağı tamamen o kimsenin alacağı çıkış parasına bağlıdır. Örneğin bir kimsede beş bin euroluk bağış beş bin euro geri getirirken, bir diğerinde de ikibin euro getirmektedir.

Yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var. 2007 yılından itibaren yapılan bağış miktarları gelirin yüzde yirmisine kadar yükseltilmiştir. Paralı çıkış alanların bu konularda bilhassa dikkatli olmalarını salık veririm.

EV YAN MASRAFLARI (NEBENKOSTEN) VERGIDEN DÜŞÜLÜYOR

2007 Yılından itibaren ister kiracı olun, isterse de kendi evinizde oturun, kira haricinde ödenen yan masrafların bir kısmı vergiden muaf tutulmaktadır. Almanca tabiriyle ‘Nebenkostenabrechnung’ olan ve genellikle yıl sonunda elimize gelen bu masraf çizelgesinin vergi denkleştirme evrakıyla getirilmesi halinde, maliyeye ibraz edilmektedir.

2008 yılı işlemlerini yaptırmak için henüz 2008 hesabını almayanlar, 2007 yılına ait ‘Nebenkostenabrechnung’ belgesini getirebilirler.

Asıl Zenginlik Paylaşmaktır Asıl Zenginlik Paylaşmaktır

Sevgili dostlar! İnsanlık ve özellikle de batı toplumları tüketim denen hastalığın pençesinde can çekişmektedir. Özellikle medyanın da buna çanak tutması insanları tüketim kölesi haline getirmiş durumdadır. Her yeni çıkan... [Devam oku...]